Thursday, December 5, 2013

Bir sorum var : )

Yoksa ben annemin küçüklüğü müydüm?!

Şaka şaka, hemen de inandınız yaaa : )

Tuesday, September 17, 2013

Nil ve okul


Eee, ben bu yıl okula gitmiyor muyum?


Aslına bakarsan daha iyi, çünkü evde bir sürü şey öğrenebiliyorum.


Neee, seneye gidecek miyim belki?!

Friday, September 6, 2013

Friday, August 2, 2013

Su içerken makas bile alınmaz.

Biraz su içeyim en iyisi.
Yaaa, Dooga, n'apıyosun? Su içiyorum ben!
O zaman şimdi bu suyu sana püskürteyim de gör sen.

Monday, July 29, 2013

Artık ben 2 yaşındayım, çocuklar!

Evet, 2 yaşındayım artık. Ne kadar büyüdüm, di mi? Yok emekle, yok oturmayı öğren, yok yürümeyi öğren, konuşmaya başla derkeeeen, inanmazsınız ama zaman su gibi akıp geçiyor.

2. yaşımı kutlamaya Manaya'dan (Bu Nilcede "Manisa" demek. Ben kimse anlamasın diye şifreli konuşuyorum, akıllım) babam ve İstanbul'dan dadimler geldi. 
Gerçekten çok mutlu oldum.
   

 
Davetlileri karşılıyorum ve yorulunca da biraz dinlenmece : )

Cici pastam : )

 Doğum günü masam : )

Bütün kızlar poz verdik : )



                         


 
Doğum günüme Batman de davetliydi. Blog'umu takip edenler bilir; süper kahramanlarla aram çok iyidir benim. Batman de beni kırmadı geldi. Birlikte mamalar yedik ve oyun oynadık : ) (Batman'in asıl adı Çınar; benim de en iyi arkadaşım. Ama bu bilgi çok gizli, lütfen kimseye söylemeyin.)



Sıra geldi pastama: Mumlarımı hep birlikte üfledik!

Önce ben üfledim : )

Sonra bi' beeeeen : )
Bi' Batman : )





Sonra ikimiiiiiiiiiiiiz : )



   
Biraz da bahçeyle ilgilendim. Çiçekleri suladım, yaprak topladım filan. Hep eğlence hep eğlence nereye kadar tabii...



Sıra geldi hediyelerimi açmaya : )


Nasıl açılıyo ki bu? Hemen açıp buradakileri ameliyat etmeye başlayabilirim : )



İşte böyle çocuklar.  O kadar güzel geçti ki doğum günün vallahi 1 yaşıma daha girdim, kıh kıh kıh : )

Ayrıca doğum günü partimin süslerini elleriyle hazırlayan Pelin Teyzem'e ve cici davetiyemi hazırlayan Dooga'ya çok teşekkür ediyor, ikisini deyanaklarından öpüyorum.

 Pelin Teyzem'in yaptığı diğer şeyleri merak ediyorsanız şuraya bakabilirsiniz. Ama şunu bilin ki beni aşırı derecede sevdiği içi en güzel süsler benim partimin süsleri, kıh kıh kıh : ) 

Monday, June 17, 2013

"Bence de 'Her yer Taksim, her yer direniş!" ya da "Everyday I'm chappulling!"

Açıkçası pencerede, balkonda tencere-tava çalmaktan biraz sıkıldım çocuklar. 
O nedenle scooter'a atlayıp Ankara'nın civar köylerinden birine gidip
direnişime orada devam ettim biraz ve halkın nabzını yokladım.

Size biraz direnişimden bahsetmek istiyorum:

Önce direniş alanına taşındım. 
(Direniş alanı Scooter'ımı park ettiğim yerden biraz uzak olduğu için 
arkadaşlar yardımcı oldu sağ olsunlar : )

Önce orada çalacağımız tencere-tavaları temizleyip organize etmekle işe başladım.



Sen kapak şuraya gel.
Hıh! Ve işte tencerelerimiz hazır! 
"HER YER TAKSİM, HER YER DİRENİŞ!"
Hatta: "TENCEREEE-TAAAVA, HEP AYNI HAVAAA!"
: ) 


Hımm, bu ne işe yarar acaba ki?

Şununla provokatörlerin üstüne su sıkarım belki.
(Dikkatinizi çekerim henüz 2 yaşında bile olmamama rağmen 
'provokatör' kelimesini doğru yazabiliyorum!)
                     

 
Eveeet, başka ne olabiliiiiir? Bizim aklımız çok bildiği için düşenelim bakalım!

Hıh, şurada çatal-bıçaklar var. Bunlarla da ses yapabiliriz!

Bi' de ülkemize nazar değmiş filan diyorlar. Şu nazar boncuklu balon işe yarar belki, hı?
Ne dersiniz? Tamam tamam şaka yapıyorum, alın bu balonu : )






















Biraz da müzik lazım. 


Müziksiz direniş mi olurmuş! 
Çalın abiler!
Birlikte çalalım!
"HER YER TAKSİM, HER YER DİRENİŞ!" 
(büyük harflerle yazıyorum diye korkmayın, akıllılarım)

Azıcık darbuka üstü molası!

Evet şimdi her cici direnişçi gibi ortalığı derleyip toplayalım, provokatörlerin oyununa gelmeyelim. Sonra yok efendim bunlar mı çevreci, yok efendim bunlar mı ağaçları korumak isteyenler diyenler oluyo'!  Arkamızdan konuşuluyo'! Bi' ton vıdı vıdı. Hiç çekemeyiz. 
Orantısız temizlik uygulayalım, ebet.

Temizlik de bittiğine göre şimdi dinlenme zamanı! Beni iki dakka ellemeyin tamam mı?

 Scooter'ıma el kondu o karışıklıkta, ben de atıma atlayıp eve dönüyorum. 
Fosforlu kedi gözleri beni eve yönlendirir diye umuyorum, ehhahaha. 
(Şaka ya şaka, ben yolumu bulurum, bebek miyim!)
Bizim evden görüşürüz:
Unutmayın: 
YA HEP BERABER, YA HİÇBİRİMİZ!

&

EVERYDAY I'M CHAPPULLING!


Nil the little chappuller!


.