Wednesday, August 31, 2011
Sunday, August 28, 2011
Saturday, August 27, 2011
The Dreamer
* Minik not: Aslında bu fotoğrafım İzmir'de çekildi; ama blog'umun kuralları gereği, etikette ben an itibariyle neredeysem orası yazılıyor : ) Şaşırmayın yani akıllılarım : )
Thursday, August 25, 2011
Wednesday, August 24, 2011
Tuesday, August 23, 2011
Nil Gürbüz, Mardin'den bildiriyoooor!
"Sevgili herkes,
Artık size daha uzaklardan yazıyorum. Bunu nereden mi anladım? Uçağa bindik biz yine annemle, akıllılarım. Hem de uçak yolculuğumuz bu kez daha uzun sürdü. Sonra uçaktan inince bizi babam aldı; arabayla daha bir sürüüü yol gittik. Eh, demek ki artık size daha uzaklardan yazıyorum.
Bu yeni yeri de çok sevdim. Anneannemin evinden biraz farklı. Burası bizim evimizmiş; yani annem öyle söylüyor. İlk gün biraz mızmızlık ettim; ama itiraf etmem gerekirse uçağa binince biraz yoruluyorum. Ama hiç korkmuyorum; gözlerimi kapatıp anneme sarılıyorum ve pıt diye gidiyoruz : )
Aaa aklıma gelmişken size bir sırrımı vereyim! Elektrikli süpürge sesiyle uyumaya bayılıyoooooruuuum!
Şimdiii, konumuza dönersek burada ne kadar kalacağız henüz bilmiyorum. Annem de bilmiyor sanırım. Ama şimdilik buradaymışız... Sizin anlayacağınız artık Nil Gürbüz, Mardin'den bildiriyoooorr!
Öpücükler, Nil"
Artık size daha uzaklardan yazıyorum. Bunu nereden mi anladım? Uçağa bindik biz yine annemle, akıllılarım. Hem de uçak yolculuğumuz bu kez daha uzun sürdü. Sonra uçaktan inince bizi babam aldı; arabayla daha bir sürüüü yol gittik. Eh, demek ki artık size daha uzaklardan yazıyorum.
Bu yeni yeri de çok sevdim. Anneannemin evinden biraz farklı. Burası bizim evimizmiş; yani annem öyle söylüyor. İlk gün biraz mızmızlık ettim; ama itiraf etmem gerekirse uçağa binince biraz yoruluyorum. Ama hiç korkmuyorum; gözlerimi kapatıp anneme sarılıyorum ve pıt diye gidiyoruz : )
Aaa aklıma gelmişken size bir sırrımı vereyim! Elektrikli süpürge sesiyle uyumaya bayılıyoooooruuuum!
Şimdiii, konumuza dönersek burada ne kadar kalacağız henüz bilmiyorum. Annem de bilmiyor sanırım. Ama şimdilik buradaymışız... Sizin anlayacağınız artık Nil Gürbüz, Mardin'den bildiriyoooorr!
Öpücükler, Nil"
Sunday, August 21, 2011
Friday, August 19, 2011
"Her şey için teşekkürler, anneanneciğim : ) "
"Canım anneanneciğim,
Pazar günü gidiyoruz biz.
Bana doğmadan önce ve doğduğumdan beri çok güzel baktın. Mardin'e gidince seni çok özleyeceğim ama annemle babam kamerayı açar, görüşürüz oradan. Sana el sallarım, gülerim. Sonra fotoğraflarımı da gönderirler.
Doğrusu en çok da bana bıcı bıcı yaptırmalarını ve elektrikli süpürgenin sesini çok özleyeceğim. Bir de hıçkırığım tuttuğunda beni kucağına alıp hiç bıkmadan sevmeni... Çok özleyeceğim işte. Neyse çok yakında yine görüşürüz umarım. Ben gidip biraz da Mardin'i gezeyim : )
Bütün evini bebek kokuttum. Bazen çişimi koltuğuna yaptım ama bana kızdığını sanmıyorum : ) Seneye gelince bunların hiçbirini yapmayacağım, söz.
Beni çok özle, ben de seni çok özleyeceğim. Tonton büyük anneannemi de yanaklarından öperim. Sana da çok kocaman sarılıyorum.
Seni çok seven torunun Nil..."
"Hemen uyudum. Uykumda güldüm."
Yıldızlarda Uyku
Şehre çöken karanlık
Sokakta bir adam gördü.
Kattı adamı önüne
Evine götürdü.
Adam dinlendi biraz,
Sofraya oturdu.
Yemeklerini yediler,
Annesi çocuğu yatırdı.
Şehre çöken karanlık
Her gece başucunda
Yalnız korkan çocuğa
Masallar anlatırdı.
O gece garip bir şey oldu:
Karanlık uzandı göğe,
Gökten bir yıldız aldı,
Odaya getirdi.
Boşlukta dönen yıldız
Işık ışık bölündü.
Renkli maytaplar gibi
Çocuğun üstüne döküldü.
Çocuk hemen uyudu
Uykusunda güldü.
Behçet Necatigil
Thursday, August 18, 2011
Nil'in Okuma Listesi Vol.1

Başka Bir Anne
Leyla Navaro, Sandra Albukrek-Sebban
Can Çocuk
Bazen sen de, "Keşke benim annem de diğer anneler gibi olsa," diyor musun? Ali'nin annesi gibi ya da Beril'in... Boş veer! Ben de senin gibi düşünüyordum; ama aslında ben annemi olduğu gibi seviyorum. Rengârenk giysileri, değişik fikirleri, sürprizleri ve kahkahalarımızla...
Can Çocuk
Bazen sen de, "Keşke benim annem de diğer anneler gibi olsa," diyor musun? Ali'nin annesi gibi ya da Beril'in... Boş veer! Ben de senin gibi düşünüyordum; ama aslında ben annemi olduğu gibi seviyorum. Rengârenk giysileri, değişik fikirleri, sürprizleri ve kahkahalarımızla...



Bütün Gün Esneyen Prenses
Carmen Gil, Elena Ogriozola
Redhouse Kidz
Bu, sarı bir sarayın, altın saçlı bir kralın ve bütün gün esneyen bir prensesin öyküsüdür.

Redhouse Kidz
Bu, sarı bir sarayın, altın saçlı bir kralın ve bütün gün esneyen bir prensesin öyküsüdür.

Aç Tırtıl
Eric Carle
Mavibulut
Mavibulut
Aç Tırtıl pazartesi günleri 1 elma, salıları 2 kocaman armut, çarşambaları 3 erik, perşembeleri 4 çilek, cumaları 5 portakal tadında... Cumartesileri ise birbirinden leziz 10 yiyeceğe bedel. Pazarları mı? Pazarları güzel bir kitap okumanın tarif edilemez mutluluğudur Aç Tırtıl...

Bir Kocaman Eşşek
Rindert Kromhout, Annemarie van Haeringen
Can Çocuk
Can Çocuk
Küçük Eşşek büyüme telaşında!
Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Küçük Eşşek, yanında annesi olmadan ilk yolculuğuna çıkıyor. Bakalım kocamaaan dünyadaki ilk adımlarını atmaktan çoook mutlu olan Eşşekcik'i neler bekliyor?

Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Küçük Eşşek, yanında annesi olmadan ilk yolculuğuna çıkıyor. Bakalım kocamaaan dünyadaki ilk adımlarını atmaktan çoook mutlu olan Eşşekcik'i neler bekliyor?

Borulardaki Ayı
Emilio Urberuaga, Julio Cortázar
Hayykitap
Hayykitap
Latin Amerika'nın efsanevi isimlerinden Julio Cortázar'ın kaleminde hayat bulan Borulardaki Ayı, Urberuaga'nın resimlerinde kırmızı bir ayıp olup yaşamımıza giriyor. Evimizin borularında dolaşıyor, bizedair, "insan gerçeğine" dair gözlemlerini anlatıyor. Borulardaki Ayı, bir borudan diğerine geçerken hem tıkanan borularu kürküyle temizliyor hem de insanları izliyor. Açık kalan bir musluktan elini çıkarıp insanların yanaklarını okşuyor, horultularını dinliyor, dağınıklıklarını eleştiriyor.

Koyun Russell
Rob Scotton
Mandolin
Rob Scotton
Mandolin
Koyun Russell, Kurbağapopusu Çayırı'nda yaşayan koyunlardan çok farklı bir koyun! Bu macerada, Russell'ın sürüsündeki koyunlar horul horul uyurken o bir türlü gözlerini kırpmaz. Peki ya koyunlar uyuyamadıklarında ne yaparlar? Russell her yolu tek tek dener. Ayaklarını sayar, yıldızları sayar, yıldızları tekrar sayar. Yine de uyuyamaz. Sonra aklına müthiş bir fikir gelir. Russell tek tek koyunları sayar. Sonunda Kurbağapoposu Çayırı'nda yeni bir gün başlarken koyunlar tek tek uyanır. Tabii bir tanesi hariç!

"Annem bana bu kitapları okuyacağı için çok sevinçliyim... Şimdiden Koyun Russell'ı çok sevdim mesela; ben de uyuyamadığım gecelerde ayaklarımı mı saysam acaba? Bunu bir düşüneyim, neden olmasın ki? Sonracığıma, Aç Tırtıl'la tanışacağım! Belki de mamamı yerken annem okur, ben de dinlerim... Borulardaki Ayı'ya gelince, onu çok seveceğime eminim! Hatta şimdiden çok sevdim bile... Ben de onun peşine takılıp borularda emekleyip başka insanları tanıyacağım. Aa, bu arada, aramızda kalsın ama ben de Başka Bir Anne'deki çocuk gibi "Annemi olduğu gibi seviyorum! Öyle tatlı ki bir görseniz... Hem de beni 'minik kumrum' diye seviyor. 'Annem çok tatlı,' demiştim size." Bir de sanırım ben biraz bu Bütün Gün Esneyen Prenses'e benziyorum : ) Ama ondan tek farkım şu: Ben bütün gün esneyip sonra da uyuyorum, geceleri de hiç uykum gelmiyor n'apıyım! Tıpkı Koyun Russell gibi işte : ) Bir Kocaman Eşşek olmama ise biraz daha var ama... Yürümeye başlayınca olurmuşum gibi geliyor.
Ne güzel kitaplarım var!
Nil..."
Ne güzel kitaplarım var!
Nil..."
Not: Kitapları tanıtıcı tüm yazılar tanıtım metinleri ve arka kapaklardan alınmıştır.
Monday, August 15, 2011
"Sevgili Blog'um,
Ben artık 1 aylık oldum. Bence büyüdüm bir hayli. Annem yeni kıyafetler bile aldı bana, çünkü havalar biraz serinledi ve azcık bacaklarım üşüyor. Bir de birazcık büyüdüğüm için ilk doğduğumda alınanlar olmuyor bana :) Büyüdüm ki işte! Aslında büyümek için acele ettiğim filan yok, ben böyle çok mutluyum! Hem herkes beni çok seviyor, yaşasın! En mutlu bebek benim bence... Ama n'olcak? Büyüyünce de severler ki.
1 aydır İzmir'deydik; şimdi Mardin'e gidiyoruz. Şimdi dediysem hemen değil yani, 5 gün sonra. Yani annem öyle diyor. Bundan sonra size bir süre Mardin'den yazacağım, sonra da Ankara'ya taşınıyoruz. Yuppi! Ne güzel, şehirden şehire geziyorum, görüyorum...
Anneannemden ve büyük anneannemden ayrılacağım için biraz üzülsem de artık babamla birlikte olabileceğimiz için çok sevinçliyim. Yakında yolculuk var anlayacağınız. Annemle valizlerimizi toplamaya başlarız herhalde bugün yarın. Benim bir sürü eşyam varmış götürelecek: Bebek arabam, bebek koltuğum, yatağım...
Artık annem bana kitap okumaya bile başlayacak. Teyzem bana bir dolu kitap almış, onları gönderecekmiş. Yaşasın, okumaya bile başlıyorum. Kim bilir ne biçim heyecanlı maceralar vardır o kitaplarda! Hem de bir sürü şey öğrenirim hemen!
Şimdilik benden son durumlar bu... Yine yazarım...
Bu arada herkes beni özlemeye devam etsin : )
Hepinizi öpüyorum yanaklarınızdan,
Nil"
Ben artık 1 aylık oldum. Bence büyüdüm bir hayli. Annem yeni kıyafetler bile aldı bana, çünkü havalar biraz serinledi ve azcık bacaklarım üşüyor. Bir de birazcık büyüdüğüm için ilk doğduğumda alınanlar olmuyor bana :) Büyüdüm ki işte! Aslında büyümek için acele ettiğim filan yok, ben böyle çok mutluyum! Hem herkes beni çok seviyor, yaşasın! En mutlu bebek benim bence... Ama n'olcak? Büyüyünce de severler ki.
1 aydır İzmir'deydik; şimdi Mardin'e gidiyoruz. Şimdi dediysem hemen değil yani, 5 gün sonra. Yani annem öyle diyor. Bundan sonra size bir süre Mardin'den yazacağım, sonra da Ankara'ya taşınıyoruz. Yuppi! Ne güzel, şehirden şehire geziyorum, görüyorum...
Anneannemden ve büyük anneannemden ayrılacağım için biraz üzülsem de artık babamla birlikte olabileceğimiz için çok sevinçliyim. Yakında yolculuk var anlayacağınız. Annemle valizlerimizi toplamaya başlarız herhalde bugün yarın. Benim bir sürü eşyam varmış götürelecek: Bebek arabam, bebek koltuğum, yatağım...
Artık annem bana kitap okumaya bile başlayacak. Teyzem bana bir dolu kitap almış, onları gönderecekmiş. Yaşasın, okumaya bile başlıyorum. Kim bilir ne biçim heyecanlı maceralar vardır o kitaplarda! Hem de bir sürü şey öğrenirim hemen!
Şimdilik benden son durumlar bu... Yine yazarım...
Bu arada herkes beni özlemeye devam etsin : )
Hepinizi öpüyorum yanaklarınızdan,
Nil"
Saturday, August 13, 2011
"Sevgili Blog'um,
Sana son yazımın üstünden bir-iki hafta geçmiş olsa gerek. Biz de bu arada annemle birbirimize iyice alıştık. Hatta ben gece uykularıma bile alıştım. Tabii bazen annem ve anneannemi sabaha kadar uyutmadığım geceler de oluyor; ama n'apabilirim, benimle ilgilenmelerini çok seviyorum.
Annemin günleri hep benim etrafımda geçiyor zaten. Boş zamanlarında da hiç sıkılmadan beni izliyor saatlerce, biliyorum. Uyurken yanıma oturduğunda elleriyle yüzümü ve karnımı seviyor, ben de anlasın diye ayaklarımı onun kucağına çıkarıyorum : ) Annemin karnındayken de çok rahattım; ama sanırım şimdi birlikte vakit geçirebilmek daha güzel.
Yakında bir aylık olacağım. Bugün 28. günüm!
Annemi çok seviyorum. Canım o da benim...
Babama kavuşmama da çok az kaldı; o da beni uyurken izleyince ayaklarımı onun kucağına da koyacağım. Bence ben çok tatlıyım!
Sevgilerimle,
Nil"
Sana son yazımın üstünden bir-iki hafta geçmiş olsa gerek. Biz de bu arada annemle birbirimize iyice alıştık. Hatta ben gece uykularıma bile alıştım. Tabii bazen annem ve anneannemi sabaha kadar uyutmadığım geceler de oluyor; ama n'apabilirim, benimle ilgilenmelerini çok seviyorum.
Annemin günleri hep benim etrafımda geçiyor zaten. Boş zamanlarında da hiç sıkılmadan beni izliyor saatlerce, biliyorum. Uyurken yanıma oturduğunda elleriyle yüzümü ve karnımı seviyor, ben de anlasın diye ayaklarımı onun kucağına çıkarıyorum : ) Annemin karnındayken de çok rahattım; ama sanırım şimdi birlikte vakit geçirebilmek daha güzel.
Yakında bir aylık olacağım. Bugün 28. günüm!
Annemi çok seviyorum. Canım o da benim...
Babama kavuşmama da çok az kaldı; o da beni uyurken izleyince ayaklarımı onun kucağına da koyacağım. Bence ben çok tatlıyım!
Sevgilerimle,
Nil"
Tuesday, August 9, 2011
Sunday, August 7, 2011
"Sevgili Blog'um,
Dün tırnaklarım kesildi; artık boksör eldivenlerimden kurtuldum. Babam ellerimi tanımam gerektiğini söyledi, çünkü artık büyüyorum ben. Zaten böylesi daha iyi bence.
Ankara'dan yeni döndük. Amcamı gördüm Ankara'da, çok özlemiştim onu. Hem Volkan Amcam, Eda Ablam ve Çınar'la da tanışmış oldum. Annemin yeni iş yerine bile gittim!
Yine İzmir'deyiz. Bol bol süt içiyorum, banyo yapıyorum, müzik dinleyip uyuyorum. Günlerim böyle geçip gidiyor işte. Teyzemle Tolga Eniştem'i de çok özledim. Umarım en kısa zamanda onları da görebilirim. Ama en çok da babamı özlüyorum...
Aa unutmadan 4 kg 100 gr oldum bile!
Blog'umu takip eden ve beni özleyen herkesi öpüyorum : )
Nil"
Dün tırnaklarım kesildi; artık boksör eldivenlerimden kurtuldum. Babam ellerimi tanımam gerektiğini söyledi, çünkü artık büyüyorum ben. Zaten böylesi daha iyi bence.
Ankara'dan yeni döndük. Amcamı gördüm Ankara'da, çok özlemiştim onu. Hem Volkan Amcam, Eda Ablam ve Çınar'la da tanışmış oldum. Annemin yeni iş yerine bile gittim!
Yine İzmir'deyiz. Bol bol süt içiyorum, banyo yapıyorum, müzik dinleyip uyuyorum. Günlerim böyle geçip gidiyor işte. Teyzemle Tolga Eniştem'i de çok özledim. Umarım en kısa zamanda onları da görebilirim. Ama en çok da babamı özlüyorum...
Aa unutmadan 4 kg 100 gr oldum bile!
Blog'umu takip eden ve beni özleyen herkesi öpüyorum : )
Nil"
Thursday, August 4, 2011
Tuesday, August 2, 2011
Monday, August 1, 2011
Minik minik Nil'im benim,
Seni görmeyeli neredeyse beşinci gün bu. Fotoğrafların, video'ların, akla geldikçe sözlüğe seninle ilgili girilen enrty'ler, biraz büyüyünce seninle yapacağımız şeyleri planlamak, hıçkırıklarını düşünüp gülümsemek, her fırsatta koşup seni görürüz belki'nin verdiği mutluluk... Hiçbiri yetmiyor gelip minik ensenden koklayıp ufacık ayaklarını sevemedikçe.
15 Temmuz 2011 tarihinden itibaren artık pazartesi'ler daha bir pazartesi, daha bir sendrom; İzmir, Mardin, Ankara daha uzak; Mothercare daha bir gidilesi; çocuk kitapları daha güzel...
Annenin dediği gibi, "Artık bizim en sevdiğimiz insansın sen," ya da "Canımız!"
Bu post'uma burada son verirken minik pembe yanaklarını öpücüklere boğuyorum Swan Lake dinleyip uyuyan minik kuğum benim...
Seni görmeyeli neredeyse beşinci gün bu. Fotoğrafların, video'ların, akla geldikçe sözlüğe seninle ilgili girilen enrty'ler, biraz büyüyünce seninle yapacağımız şeyleri planlamak, hıçkırıklarını düşünüp gülümsemek, her fırsatta koşup seni görürüz belki'nin verdiği mutluluk... Hiçbiri yetmiyor gelip minik ensenden koklayıp ufacık ayaklarını sevemedikçe.
15 Temmuz 2011 tarihinden itibaren artık pazartesi'ler daha bir pazartesi, daha bir sendrom; İzmir, Mardin, Ankara daha uzak; Mothercare daha bir gidilesi; çocuk kitapları daha güzel...
Annenin dediği gibi, "Artık bizim en sevdiğimiz insansın sen," ya da "Canımız!"
Bu post'uma burada son verirken minik pembe yanaklarını öpücüklere boğuyorum Swan Lake dinleyip uyuyan minik kuğum benim...
Subscribe to:
Posts (Atom)












