Babamla en birinci fotoğrafım
Babamla en sonuncu fotoğrafım
Ben şimdi size desem ki 2 fotoğraf arasındaki farkları bulun, kimse bulamaz! Bizim yüz beş bin fotoğrafımıza baksanız da bulamazsınız ki! Çünkü biz hep birbirimizi böyle çok severiz.
Birbirimizi çok sevmekle kalmaz, tüm Fenerbahçe maçlarını izleriz, Alex gol atınca birbirimize sarılırız; babam biberonumu getirince ben ona gülümserim, elini basamak olarak kullanarak koltuğa tırmanmama izin verince yine gülümserim, koltuğa çıkınca ilk iş babamın gözlüğünü çıkarmak olur ve babam bana hiç kızmaz çünkü bu bizim takım çalışmamızdır. Sonracıma, bazen gezmeye gideriz, ben bebek koltuğumda oturup emniyet kemerimin bağlanması konusunda babama hiç sorun çıkarmam, bazen "The Big Lebowski" izleriz, sonra ben "The Little Nilovski" olurum. Babam fotoğraflarımı çekerken çok güzel pozlar veririm. Ben uyurken odama giren hain sivrisinekleri babam öldürür, bazen ateşlenirim bütün gece babam başımda bekler... Ben bazen kendimi tutamam babamın bilgisayarını kurcalamak isterim; böyle zamanlarda küçük kazalara yol açabilirim, bazen böyle olunca babam bana biraz kızar ama aslında ben onun bana "gerçekten" kızmadığını bilirim : )
Ve daha bissürü güzel şey...
Ve bu benim ilk babalar günüm.
Ve ben şu madalyayı babama takdim etmek istiyorum huzurlarınızda:
Ta-ta-taaaaaaaaaaaaammmm!
Boşuna dememişler, "Baba olmak, dünyaya 'demir' atmaktır," diye. O küçük Demir ben oluyorum işte! Babam sağ olsun : )



No comments:
Post a Comment