Bazen bizim parkta koşuya çıkarım.
Koşum bitince de etrafı dikkatlice incelemeye koyulurum.
Hımm, şu yerdeki taşlar da ne güzelmiş!
Güzelce bakayım şunlara.
Peki, şu kaydırakta neler varmış? Birşey yoksa ben bu taşları oraya koyayım en iyisi.
Ögh, pis bi'şey buldum! Bunun çocuk parkında ne işi var ki?
Sevmedim.
Aaa, gene güzel taş gibi bi'şeyler buldum.
Şimdi biraz da 'ŞU' tarafa bakayım ben güzelce.
Aaa, ne güzel çiçek!
Gene güzel bi'şey buldum, cevize benziyor ama değil galiba.
Ağaçtan düşmüş olmalı.
Tüylü bi' çiçek, şu tüyleri biraz yolayım bakalım n'olcak?
Biraz yoruldum; şuraya oturup yerlerde ne varmış, onlara bakayım azıcık da.
Güzel bi' yaprak gibi bi'şey buldum; bunu cebime koyup eve götüreyim.
B'işey daha buldum, bunu da eve götüreyim.
Bugünlük bu kadar keşit yeter, eve gidiyorum artık.
Bir başka gezide görüşürüz çocuklar!
Aaa, unutmadan! Parkta yalnız değildim, şöyle bi' küçük kuş vardı.
Çok sevdim onu. Arkadaşım oldu.