Tuesday, April 3, 2012

"Yine başıma gelenler" ya da "Yine nasıl yanlış anlaşıldım?"

Geçen sabah uyandım... Şöyle bir bakındım odama. Baktım kimse yok ortalıkta, eh dedim, pekala, madem öyle ben de kalkıp kimseyi uyandırmadan oyuncaklarımla oynayayım biraz...

Gördüğünüz gibi kalktım yatağımdan, uzandım yere, başladım palyaçomla oynayama.... Sonra aldım karşıma, konuştuk biraz, dedim ki, bak sakın yaramazlık yapıp anneni üzme... "Üzerim sanane, sen bana karışamazsın!" deyince bana, kızdım azcık. Kolunu sıktım birazcık. O anda tabii ki de annem odaya girdi. (Oysa ki o kadar da kapının önüne yatıp barikat kurmuştum.) Ve olaylar gelişti...


Anlamadan dinlemeden, allaaam yareppim! Üzmeseydi o palyoça da annesini! Benim annem de hemen ne biliyormuş bakalım! Kabak benim başıma patladı yineee. Ama olsun o palyoça da bi' daha annesini üzmez bence.

No comments:

Post a Comment